Soğuk Zincir Taşımacılığı Hassas Ürünlerin Güvenli Sevkiyatı
Lojistik, Türkiye ekonomisine katma değer sağlayan üretim ve ihracattan ayrı düşünülemeyen bir alandır. Bu alanda nakliye edilen her türlü yük, maliyetinden bağımsız olarak güvenli şekilde sevk edilmelidir. Bu hassasiyet, soğuk zincir gerektiren ürünlerde çok daha fazladır.
Soğuk zincir lojistiğinde amaç ürünlerin bozulmadan son teslimat noktasına ulaştırılmasıdır. Bunun için frigo nakliye araçları veya soğutmalı konteynerler kullanılır. Soğuk zincirin, üretimden tüketime kadar olan aşamalarının herhangi birindeki bozulma;
- Ekonomik kayıplara,
- Sağlık problemlerine ve hayati risklere,
- Cezai yaptırımlara,
- Marka imajının zedelenmesine yol açar.
Riskleri nedeniyle soğuk zincir taşımacılığı lojistik dünyasında çok özel bir alandır. Soğuk zincir lojistiğini özel kılan yalnızca risklerin büyüklüğü değildir. Sıradan ürünlerin sevkiyatında yalnızca dış ticaret mevzuatı gözetilir. Soğuk zincir lojistiğinde;
- HACCP (Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları),
- GDP (İyi Dağıtım Uygulamaları),
- GMP (İyi Üretim Uygulamaları) gibi uluslararası kalite sistemlerine uyum zorunludur.
Operasyon maliyetinden altyapı ihtiyacına kadar birçok detay da aynı düzeyde önemlidir. Bu nedenle soğuk zincir taşımacılığı hassas ürünlerin güvenli sevkiyatında birtakım prensiplere uyulması gereklidir.
Isı Kontrollü Taşımacılığın Temel Prensipleri
Isı kontrollü lojistik, sıcaklığa duyarlı yüklerin (termolabil ürünler) özel tasarlanmış araç ve ekipmanlarla taşınmasıdır. Sanılanın aksine ısı kontrollü lojistik, yalnızca reefer konteyner (soğutmalı konteyner) ile gerçekleştirilen soğuk zincir lojistiği değildir. Bu lojistik sürecinde farklı sıcaklık değerlerine ihtiyaç duyan ürünler taşınır. İhtiyaç duyulan sıcaklık aralığına göre ısı kontrollü taşımacılık türleri şunlardır:
- Donuk (frozen) taşımacılık
- Soğuk zincir taşımacılığı
- Termal taşımacılık (termal lojistik)
- CRT (kontrollü oda sıcaklığı)
Isı kontrollü taşınması gereken ürün grupları ve ihtiyaç duyduğu sıcaklık değeri aşağıdaki tabloda net bir şekilde görülebilir:
| Ürün grubu | Sıcaklık Aralığı |
| Dondurulmuş gıdalar | -18°C |
| Taze et ve balık | 0°C – +4°C |
| Süt ürünleri | +2°C – +6°C |
| Taze sebze ve meyve | +8°C – +12°C |
| Aşı ve biyoteknolojik ilaç | +2°C – +8°C |
| İnsülin ve kan ürünleri (en kritik ürün grubudur) | +2°C – +8°C |
| Hassas kimyasal maddeler (kozmetik hammaddeleri vb.) | Genellikle +15°C altı |
Isı kontrollü taşımacılıkta, yalnızca soğutmalı araç filosu veya sıcaklık takip sistemi kullanılması ürün güvenliğinin sağlanması için yeterli değildir. Bütüncül bakış açısıyla entegre sistemlerin kullanıldığı bir tedarik zinciri yönetimi şarttır. Buna göre ısı kontrollü taşımacılığın temel prensiplerini şöyle sıralayabiliriz:
- Sıcaklık değeri ürüne göre belirlenmelidir.
- Ulusal yönetmelikler ve uluslararası standartlara göre hijyen ve sıcaklık kontrolü sağlanmalıdır. Örneğin, farmasötik taşımacılıkta Sağlık Bakanlığı yönetmelikleri ile GDP, GDP, ICH ve PIC/S standartları dikkate alınmalıdır. Bozulabilir gıda taşımacılığı süreçlerinde ise Türk Gıda Kodeksi, Gıda Hijyeni Yönetmeliği, ATP Anlaşması ve ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi esas alınmalıdır.
- Taşınan ürün grubuna uygun araçlar ve sıcaklık izleme cihazları kullanılmalı, bu araç ve ekipmanlar validasyon protokolleri ile desteklenmektedir.
- Gerçek zamanlı sıcaklık ölçümleri yapılmalıdır.
- Sıcaklığın korunması için kuru buz, silika jel, termal çanta gibi termal izolasyon sağlayan destekleyici ürünler kullanılmalıdır.
Isı kontrollü taşımacılık, depolama, yükleme ve taşımacılık süreçlerinde tüm bu önlemlerin alınmasını gerektirir.
Gıda ve İlaç Lojistiğinde Isı Takip Sistemleri
Gıda ve ilaç lojistiği süreçlerinde, ürünlerin spesifik ihtiyaçlarına uygun sıcaklık aralığında kalabilmesi için ısı takip sistemleri kullanılmalıdır. Araç ve sıcaklık takip sistemleri, ısı kontrollü lojistiğin her aşamasında gerçek zamanlı sıcaklık takibi yaparak riskleri anında tespit eder. Sıcaklık değeri belirlenen aralığın dışına çıktığında, sorumlu kişilere SMS veya e-posta yoluyla uyarı verilir. Böylece gerektiğinde hızlıca müdahale edilebilir. Isı takip çözümlerinin detaylı raporlama ve analiz özelliği sayesinde kalite kontrol süreçleri iyileştirilebilir.
Soğuk Hava Depolama ve Cross-Docking Süreçleri
Soğuk zincir lojistiğinde yüksek hız ve verimliliğe düşük maliyetle ulaşmak için dağıtım süreci kesintisiz olmalıdır. Tam da bu noktada soğuk hava depolama ve cross-docking (çapraz teslimat hizmetleri) süreçleri başlatılmalıdır. Soğuk zincir taşımacılığı için ideal bir depolama yönetimi olan cross-docking’de ürünlerde stoklama yapılmaz. Ürünler tedarikçiden soğuk hava deposuna gelir ve teslimat adresine göre araca yüklenerek en kısa sürede sevk edilir.
Soğuk Zincir Kırılmasının Riskleri ve Önleme Yolları
Soğuk zincir kırılması lojistik süreçlerde yaşanabilecek önemli aksaklıklardan biridir. Sıcaklık kontrolü bozulduğunda üründe bozulma başlar. Soğuk zincir lojistiğinde kırılma olarak ifade edilen bu durum genellikle soğutma sistemlerindeki arızayla ilişkilendirilir. Oysa bu durumun tek nedeni araç arızası değildir. Soğuk zincir kırılmasının nedenleri şunlardır:
- Gelişmiş ısı takip yöntemleri kullanılmaması,
- Yanlış istifleme yapılması,
- Kapıların uzun süre açık kalması,
- Standartlara uygun olmayan veya gereken ekipmanlara sahip olmayan araçların kullanılması.
Taşımacılık süreçlerinin yanı sıra depolamada süreçlerindeki aksaklıklara bağlı olarak da gerçekleşen soğuk zincir kurulmasının riskleri şöyledir:
- Ürünün raf ömrü kısalır.
- İnsan sağlığı için risk oluşur.
- Lojistik şirketinin de dış ticaret şirketinin de itibarı zedelenir.
Modern lojistikte bu durumu önlemek için GPS ve sıcaklık sensörleri ile donatılmış araçlar kullanılır.
